Malezya'dan uçakla Endonezya'nın Bali adasının Denpasar şehrine geçtim. Bali adası görülmeye değer bir yer, Bali'de yaklaşık 3 hafta geçirdikten sonra Endonezya'nın doğu tarafında kalan Timor adasının Kupang şehrine geçtim. Timor adasının batı tarafı Endonezya'nın Timor eyaleti, Batı Timor olarak da geçiyor. Adanın doğu bölümü ise bizim Doğu Timor diye bildiğimiz Timor Leste adlı bir ülke. Amacım Batı Timor'dan Doğu Timor'a geçmek, oradan da Papua Yeni Gine ve San Salvador adalarına gitmekti. Ancak küçük ada ülkelerine hem giriş hem de çıkış yapmanın bazı zorluklarını gördüm. Şöyle ki, bu ülkelere çok az ülkeden gidiş ve çok az ülkeye çıkış var. Ne yapayım diye düşünürken tekrar Kamboçya'ya dönmeye ve daha sonrasını orada planlamaya karar verdim. Kupang'dan Kamboçya'nın başkenti Phnom Penh'e iki aktarmalı olarak uçuş vardı, daha uygununu bulamadım. Kiwi.com dan biletimi aldım ve tekrar Kamboçya'ya döndüm.
2 Kasım 2023 Perşembe
Endonezya, bisiklet günlükleri
29 Ekim 2023 Pazar
Bali adası, bisiklet günlükleri, bisikletle dünya turu
Malezya'dan aldığım üç aylık vizeyi süreyi doldurmadan Malezya'dan ayrıldım, güneydeki Johor Bahru şehrinden uçağa bindim ve Endonezya'nın Bali adasının Denpasar şehrine indim. İndiğimde hava kararmıştı, güvenlik görevlilerine bisikleti burada monte edebilir miyim diye sordum, beni şeflerine yönlendirdiler, şef de telsizle bir yerlerle görüştükten sonra hava alanının içinde bana bir yer gösterdiler ve orada bisikletimi monte edip yürüyebilir hâle getirdim. Vakit oldukça geç olmuştu, güvenlik şefine hava karardıktan sonra trafikte bisiklet sürmenin tehlikeli olduğunu, geceyi burada geçirip geçiremiyeceğimi sordum, görevli Bali'de gece bisiklet sürmenin hiç bir tehlikesinin olmadığını söyledi ama isterseniz üçüncü katta rest area (dinlenme alanı) var orada kalabilirsiniz dedi ve beni o kata çıkan özel bir asansöre götürdü, üçüncü kata çıktım, büyükçe bir alan ve yaklaşık yirmi kadar kampet var, kampetlerde yatan bir kaç kişi vardı, ben de bir kampet seçip yattım ve geceyi orada geçirdim.
Ertesi sabah havalanından ayrılıp şehri gezmeye başladım. Denpasar merkezde turistlerin yoğun olduğu bölgede daracık sokaklar ve o daracık sokaklarda deyim yerindeyse otomobillere ve motosikletlere canbazlık yaptıran sürücüler gördüm. Bir süre sonra internetten bir otel rezervasyonu yaparak otelime yerleştim.
Bali güzel bir yer, turistler için görülecek çok şey var. Bölgede Hindu kültürü baskın, her yerde Hindu tapınakları var, ben orada olduğumda Hindulerın dini bayramlarıymış her yerde törenler, törenler, törenler, özel kıyafetleri içinde Hindular bayramlarını kutluyorlardı.
Özellikle Seminyak bölgesi tursitler için bir çekim odağı, Seminya'da bir Türk lokantası da var, ben iki defa gittim, çalışanların hepsi yerli insanlar, hiç Türk görmedim ama bir defasında Lahmacun yeyip ayran içtim, ayran da lahmacun da gayet güzeldi.
Maymun Ormanı görülmeye değer bir başka yer, ormana giriş ücretli (Tuhaf), ormanda bol miktarda maymun yaşıyor, bol bol fotoğraf çekebileceğiniz bir yer.
Tirta Embul tapınağı da görülmeye değer yerler arasında, tapınağa giriş de ücretli. Tabii ki tüm Bali'de olduğu gibi burada da çok sayıda tapınak var.
Campuhan Ridge Walk adında bir yer var, ben bisiklet ile girdim, pirinç tarlalarının içinden geçen yaklaşık 1 metre genişliğinde beton bir yol, ben sonuna kadar gittim, sonunda güzel bir yer göreceğim zannettim ama herhangi bir şey görmedim. Pirinç tarlaları da öyle çok katlı tarlalar değildi, yani çok sıradandı.
Denpasar civarı daha çok sörf yapmak isteyen turisler tarafından ziyaret ediliyor, zaten havaalanında sörf tahtalaıyla seyahat eden pek çok turist görebilirsiniz. Bali adasının kuzey kısmı ise çok fazla rüzgarlı değil, dolayısıyla bu bölgede sörfçüler pek yok, deniz çok sakin, tam yüzülecek gibi.
Bali anlatmakla birmez, turistler için çok fazla görülecek yer var. Eğer Endonezya'ya yolunuz düşerse Bali Adasını mutlaka görün derim.
27 Ekim 2023 Cuma
Bisiklet uçakta nasıl taşınır
Bisiklet ile uzun tur yapanlar zaman zaman uçakla seyahat etmek zorunda kalırlar. Bunun pek çok kişisel nedeni olabilir ancak arada deniz olan bir rotada iseniz uçak, gemi vs gibi ulaşım araçlarını kullanmak kaçınılmaz oluyor. Ben uzun tura çıkmadan önce Facebook bisiklet gruplarında "Bisiklet uçakta nasıl taşınır" sorusunu sordum, bir kaç cevap da geldi, bu cevaplardan bir tanesi bulunduğunuz yerdeki bisikletçileri tespit edip onlardan bisiklet kutu temin edin şeklinde idi, bu yorumun altına bir başkası "Buzdolabı kolisi de olur" yazmıştı. Bisiklet kutusu veya buzdolabı kolisi bulabilmek her zaman mümkün olmayabilir. Ben uzun turumdaki ilk ülke olan Gürcistan'ın Tiflis şehrinde sadece bir bisikletçide bisiklet kolisi bulabildim, sahibi de kurnaz biri çıktı ve benden çok ciddi bir para istedi, yahu bisiklet kutusu denilen şey bisiklet fabrikadan çıkıp perakende satıcıya gelene kadar bisikleti koruyan, açıldıktan sonra ise çöp olan bir şey, Türkiye'de bir kaç bisikletçiye sormuştum tura çıkmadan önce "Eğer ihtiytaç olursa bisiklet kutusu sizden alabilir miyim diye, sorduklarımın hepsi de önceden haber verirseniz sizin için ayırırz demişlerdi, borcum ne kadar olur diye sorunca da ne borcu yahu, çöpe atıyoruz zaten demişlerdi. Tabii ben o kurnaz bisikletçiye o parayı vermedim. İnternetten araştırdım ve Trabzon'da bir bisikletçi buldum, telefon edip bisiklet kutusunun olduğunu öğrendim ve otobüse atladığım gibi Trabzon'a gidip bisikletçiden kutuyu aldım ve bisikletimi kutuya koydum, sonra da İstanbul aktarmalı olarak Bangkok'a uçtum.
Yaklaşık altı aydır bisiklet ile geziyorum, Güneydoğu Asya ülkelerindeyim, Endonezya adalardan oluşan bir ülke olduğu için bir kaç defa uçakla seyahat etmek zorunda kaldım. İnsan çaresiz kalınca mecburen yeni yollar bulmak zorunda kalıyor. Benim için de öyle oldu. Ben küçük kolileri koli bandıyla birleştirip büyük koli haline getirdim ve bisikletimi kendi oluşturduğum koli ile ambalaj yaptım. Önce küçük kolileri bantlayarak bisikletten biraz daha büyük iki koli oluşturdum, daha sonra tekerlerin jant telleri zarar görmesin diye bisikletin gövdesi ile tekerlerin arasına koymak için iki teker büyüklüğünde bir başka katman daha oluşturdum (Aşağıda fotoğraflarda çok net bir şekilde görebilirsiniz.) Toplam üç katmandan oluşan kolileri koli bandıyla sıkıca sarıp sarmaladım, harika bir bisiklet paketi yaptım. Üstelik bisiklet kutusundan daha küçük ve daha hafif bir paket oldu. Benim bisikletimin ağırlığı 14.5 Kg, bisiklet kutusuna koyunca 22 Kg oluyordu, bu şekilde yaptığım paket ise 16.5 - 17 Kg civarında oldu. Bagajlı bir şekilde uçak yolculuğu yapanlar bazen bir kaç kilonun bile ne kadar önemli olduğunu bilirler.
Bisikleti bu şekilde uçakla taşımak isteyenler için kullanım kılavuzu:
Tekerleri çıkartın
Tekerleklerin havasını alın
Padalelleri sökün
Mümkünse gidonu sökün, yoksa çevirin (bisiklet gövdesi ile aynı doğrultuda olsun)
Aqua Endonezya'nın en tanınmış ve en çok tüketilen su markası, küçük zincir marketlerden birer ikişer topladım bu küçük kolileri.
6 Ekim 2023 Cuma
Malezya, Bisiklet günlükleri
Tayland turumu bitirdikten sonra Sadao sınır kapısından Malezya'ya geçtim, geçişte en küçük bir sorun yaşamadım, form doldurmamı istemediler, fotoğraf da istemediler ve kaç günlük vize istediğimi bile sormadan 90 günlük vize damgasını vurdular ve Malezya'ya giriş yaptım. Daha önce kara sınır kapısından bir ülkeye girdiğimde karşılaştığım manzara sim kart satıcıları, taksiler veya benzeri taşıma araçları, döviz büroları ve tabii turisteri yolmak isteyen kurnazlar tayfası ama Malezya'da bunların hiç biri yoktu. Sınırdan geçer geçmez yemyeşil bie bitki örtüsü ve tertemiz caddelerle karşılaşınca çok şaşırmıştım. Pasaport polisi nerede kalacaksın diye sorar belki düşüncesiyle Bukat Kayu Hitam şehrinde bir otelden rezervasyon yapmıştım, hemen gidip otelimi buldum ve yerleştim. Bölge ülkelerinde bazı oteller oetele girişte kayıt yaparken depozit adı altında para istiyorlar, otelden ayrılırken de parayı geri veriyorlar, otelin konaklama ücretini ödedim, bu depozit neden diye sorunca cevap veremiyorlar ama benim anladığım kadarıyla hırsızlık vakalarına karşı bir önlem bu. Bu paraya hep itiraz ettim ya da nakit param yok isterseniz kredi kartı ile ödeyebilirim ancak deyince depozitten vazgeçti pek çok otel görevlisi. Sadeece iki ya da üç defa depozit verdim, nedeni de o anda görevliyle tartışma yaşamak istememdendi. Sadece bir otelde depoziti almadan bana oda anahtarını vermediler, ben de parayı vermeyi reddettim, otel ücretini ödemiş olmama rağmen otelde konaklayamadım, başka bir otelden rezervasyon yapıp yeni rezervasyon yaptığım otelde kaldım. İlk otele ödediğim ücreti ise kredi kartını aldığım bankanın internet sitesinden "harcama itiraz" formu doldurarak geri istedim. Her iki otelde de yapmış olduğum aynı tarihli dekontları delil olarak sundum, henüz sonuçlanmadı ama parayı geri alabileceğimi sanıyorum.
Penang adasında bir kaç gün kaldım, güzel bir yer, daha sonra bir Cumartesi günü adadan ayrılarak Kelantan bölgesine doğru yola çıktım. Yaklaşık 100 km yol yapmıştım ki aniden acı bir fren sesi duydum, kendimi bir anda havada ve yerde buldum, arkadan gelen bir otomobil bana çarpmıştı, üstelik tenha bir yoldu. Bana çarpan araçtan inen iki kişi beni yerden kaldırmaya ve olayı basit bir kaza haline getirmeye çalıştılar, bende kırık çıkık, kanama vs gibi şeyler yoktu ama basit bir kaza da değildi. Yoldan geçen bazı araçlar durdular, ben onlara "Lütfen polis çağırır mısınız" dedim, bir kaç kişi telefon ettiler. Ambülans bir saat ssonra geldi, polis iki saat sonra geldi, ben polislerin tutanak tutmalarını beklerken benim yerde yatan bisikletimi araçlarına attılar, beni de ambülansa bindirip hastaneye gönderdiler. Hastaneye gidince ambülanstaki sağlık görevlisi hastane masraflarını ödemek için paramın olup olmadığını sordu, "Bir araç bana arkadan çarptı, hastane masraflarını ben mi ödeyeceğim" diye sorunca evet dedi. Bunun üzerine ben "Herhangi bir müdahale istemiyorum" dedim ve hastaneden ayrılmak istedim, sağlık görevlisi "Bir dakika, size bir belge imzalatmam lazım" deyip beni beklmeye aldı ve başkalarıyla ilgilenmeye başladı, meğerse o sırada polis çağırmış, çok kısa bir süre sonra bir polis aracı geldi, araçtan çıkan izbandut gibi bir polis çok sert bir şekilde "Pasaport" dedi, ben 12 Eylül 1980 öncesi dönemi yaşamış bir insan olarak bunun korkutma amaçlı yapıldığını hemen anladım. Polis pasaportumu açarak Tayland vizesini gösterdi ve "Bu ne" diye sordu, ben "Tayland vizesi" dedim, sonra internetten bir gazete küpürü buldu ve bana gösterdi, otoyolda bisiklet sürmenin cezası 12 ay hapismiş, ama benim bisiklet sürdüğüm yol otoyol değildi, "Şaka yapıyorsunuz sanırım" dedim ve "Pazartesi günü Malezya Türk Büyükelçiliğini arayarak yardım isteyeceğim" deyince o afralı tafralı polisin afrası da tafrası da sona erdi. Beni polis merkezine götürdüler, orada da tutanak tutulmadı, Malezya polisi alenî bir şekilde kendi vatandaşını kolladı. Böyle adaletsizlik olmaz. Sonunda bana arkadan çarpan kişi bisikletin iki tekerini değiştirme masrafını ödedi ama yasal bir işlem yapılmadı.
Aradan üç gün geçti, yine yolda iken bir yerde durup yemek yedim, yürüyerek yan yol diyebileceğimiz yerden çıkıp ana yola geçmek üzereyken bir kamyonet bisikletimin arka tekerinin üzerinden geçti. Tabii ki arka teker kırıldı. Ben tekrar polis çağrılması için etraftaki insanlara ricada bulundum. Polis geldi ama yine kendi vatandaşını korudu ve hiç bir işlem yapılmadı.
Malezya'da adalet yok arkadaşlar, eğer bir Malezya vatandaşı ile sorun yaşarsanız polis alenî bir şekilde Malezya vatandaşının tarafını tutuyor.
Malezya, bisiklet kültürünün olmadığı bir ülke, yolların büyük bölümünde emniyet şeridi yok. Ayrıca görülecek çok fazla da bir şey yok. Gitmezseniz bir şey kaçırmış olmazsınız.
9 Eylül 2023 Cumartesi
Bisiklet ile karayolundan Tayland'dan Malezya'ya geçmek
Tayland'ın kuzeyinde başladığım ikinci Tayland turumda güneybatı Tayland'a doğru bisiklet sürdüm ve Tayland Malezya sınır kapısı olan Sadao'ya kadar geldim. Tayland pasaport kontrolünde genç kadın polis "One minute please" deyip pasaportum ile birlikte içeri gitti ve birilerine bir şey sordu, bir kaç dakika sonra geri geldi ve pasaportuma damgayı bastı. Sınırın Tayland tarafında trafik çok yoğundu, tırlar olur olmaz yere parketmişler ve trafiğin aksamasına neden olmuşlardı. Eyvah, buradan bir kaç saattte çıkamam sanırım diye düşünmüştürm ama pasaport kontrolünde çok kalabalık olmasına rağmen o kadar güzel bir düzen vardı ki pasaport kontrolünden geçmem yarım saati bile bulmadı. Malezya tarafına geçince çok şaşırdım, müthiş bir düzen vardı, "Ulan acaba yanlışlıkla Almanya'ya mı geldim yoksa" diye düşünmeden edemedim. Harika bir düzen kurulmuş, beni morotsiklet sürücülerinin geçtiği bankoya yönlendirdiler, pasaport polisi ne fotoğraf istedi, ne para durumumu sordu, ne de form doldurttu, pasaportu istedi, yanındaki polise "Ooo Turkiye" dedi ve 90 günlük damgayı bastı. Ben otel rezervasyonu isterler diye otel rezervasyonu bile yapmıştım, ama hiçbirini isteemediler ve kolaylıkla Malezya'ya geçtim. Pasaport kontrolünden geçtikten sonra daha da şaşırdım çünkü ne taksiciler, ne döviz büroları ne de gelen turisti yolma peşinde olan kurnazlar vardı. Hiç bir şey yoktu ve ben bisikletimi Bukit Kayu Hitam'a doğru sürerek rezervasyon yaptığım otele yerleştim.
Tayland bisiklet günlükleri 2
Güney Asya bisiklet gezime bangkok'da başlayıp Duğu Tayland'dan Kamboçya'ya geçmiştim, Kamboçya'dan Laos'a geçtim ve Laos'tan "Laos Tayland Dostluk Köprüsü" üzerinden tekrar Tayland'a geçtim. Kuzey Tayland'dan girip güneyden Malezya'ya kadar toplam 1700 Km civarı yol. Yolun çok küçük bir bölümünü otobüs ile ve küçük bir bölümünü tren ile geçtim. Onun haricinde hep pedal bastım. Tayland güzel, zevkli bir ülke, insanlar sevecen ve cana yakın. Malezya'ya doğru yaklaştıkça kültür de değişmeye başlıyor, müslüman nüfus yoğun olduğu için müslüman kültürü ağır basıyor.
22 Ağustos 2023 Salı
Laos, bisiklet günlükleri
Laos, sanki hiç insan eli değmemiş gibi doğasıyla bende hayranlık uyandırdı. Büyük veya turistik şehirler öyle değil ama özellikle şehirler arası yollarda müthiş bir doğa seyri var, böyle bir doğa her yerde bulunmaz.
Laos halkı genellikle iyi ve güler yüzlü insanlar ama ne yazık ki turisti yolunacak kaz olarak görme hastalığı burada da yaygın. Herkes değil tabii ki ama çok ciddi bir oranda bu düşünce var. Bazen konakladığım yerde bir kaç gün kalıyordum, bu bir kaç gün için etrafta gezilebilecek yerleri araştırıp bisikletim ile gidip geliyordum. İnsanlar evlerinin ön tarafını küçük bir bakkal ya da büfe haline getirmişler, ufak tefek bir şeyler satıyorlar, 1,5 Lt su marketlerde 5000 Kip, Lao şişe bira ise 15000 Kip, su aldığımda 7000 ya da 8000 Kip istiyorlardı ben de hiç düşünmeden insanların para kazanabilmesi için bu parayı ödüyordum ama mesela bir tanesi 10000 Kip istedi, oradan satın almadım, bira için ise 17.000, 20.000 arası para isteyenleri hiç geri çevirmedim satın aldım ama birisi 30.000 istedi ondan satın almadım. İnsanlar fakir, fakirlikleri her hallerinden belli oluyor, amacım onların para kazanması idi ama beni aptal yerine koyup aşırı fiyat çekenlerden hiç alışveriş yapmadım.
Laos doğal güzellikleri ile görülmesi gereken bir ülke arkadaşlar, herkese tavsiye ederim. Laos hakkında blogda yazdığım yazıların linkleri aşağıda, okuyabilirsiniz.
Pakse
Savannakhed
Vientiane
Luang Parabang
Pak ou caves
Kuang Si Waterfall
Bisiklet ile Laos kara sınır kapısından Tayland'a geçmek
Filipinlerde ATM den para çekmek
Kamboçya'dan Filipinler'e uçakla geçtim, Manila havaalanında indikten sonra bir ATM den kredi kartım ile para çekmeye çalıştım, ad...
-
Kamboçya'dan Filipinler'e uçakla geçtim, Manila havaalanında indikten sonra bir ATM den kredi kartım ile para çekmeye çalıştım, ad...
-
Bisiklet ile uzun tur yapanlar zaman zaman uçakla seyahat etmek zorunda kalırlar. Bunun pek çok kişisel nedeni olabilir ancak arada deniz o...
-
Kamboçya'dan Filipinler'e gitmeden önce internette araştırma yaparken Filipinler'de otel rezervasyonu, geri dönüş bileti (ben ...













