Gürcistan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gürcistan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Mayıs 2023 Cumartesi

Gürcistan, bisikletle dünya turu

  Bisikletle çıktığım turda Sarp Sınır Kapısından Gürcistan'a giriş yaptım, Batum'da bir kaç gün kaldıktan sonra Google Map'a "Batum Tiflis" yazdım ve googılın bana önerdiği Batum Tiflis karayolunu kullanarak Tiflis'e kadar geldim. (Bu arada şunu belirtmeden geçmeyeyim, bazen sosyal medyada bisiklet turcularının Gürcistan'da dağlarda, vs görüyoruz, neden böyle maceralara kalkışıyorlar bir türlü anlayamadım, güzel güzel yoldan gitmek varken neden kendilerini dağlara bayırlara vuruyorlar bilmiyorum. Ben otomobillerin kullandığı yollardan geçerek Gürcistan turumu tamamladım.) Amacım Tiflis'ten Kırmızı Köprü (Red Bridge) sınır kapısını kullanarak Azerbaycan'a geçmekti ancak Azerbaycan (anlamakta güçlük çekiyorum) salgın nedeniyle kapattığı sınır kapılarını halen açmamış. Oysa ki Dünya sağlık Örgütü DSÖ covid19 salgınının bittiğini ve önlemlere artık gerek kalmadığını açıklayalı çok oldu.

 Batum'dan yola çıktıktan sonra sırasıyla Lançhuti, Zestafoni, Gomi, Gori ve son olarak Tiflis'te konaklayarak Gürcistan'ı baştan başa geçtim. Gürcüler iyi insanlar, büyük şehirlerde Türkçe bilen kişiler oldukça fazla, ama küçük şehirlerde İngilizce veya Türkçe bilen insan bulabilmek zor, tarzanca anlaşmak zorundasınız. Gürcistan'da en çok dikkatimi çeken şey yemek kültürü oldu, Gürcistan mutfağı daha çok börek, pide tarzı şeylerden oluşuyor, bir çorba içeyim deseniz bulamazsınız, tabii ki Batum ve Tiflis'te Türk lokantaları var, Türk lokantalarında her türlü Türk yemeğini bulabilirsiniz, ben Tiflis'te bir sabah kelle paça çorbası bile içtim.

 Batum'dan Tiflis'e giderken devlet karayolunu kullandım, yol beni bazen otoyola çıkardı ama otoyol Türkiye'deki gibi değil, bölünmüş yol, iki şerit gidiş, iki şerit geliş ve her iki tarafta da oldukça geniş emniyet şeridi var, ayrıca otoyol girişlerinde gişe yok, yani yol ücretsiz, ayrıca "Bisiklet giremez, yaya giremez" gibi ilkellikler de yok. Bisiklet de giriyor yaya da giriyor. Ayrıca yollarda Türkiye'de olduğu gibi sık sık uzaklık ve yön belirten tabelalar ve sık sık benzinci, dinlenme tesisi vs yok. Hatta bir yerde yol V yapıp ikiye ayrılıyordu, orada bile tabela yoktu. Tabii ki Google map imdada yetişiyor ama onun da yanılma payı olduğunu unutmayınız. Şüphede kaldığınızda birilerini bulup sormakta fayda var.

 Sokak köpeklerinden korkanlar için bir uyarı, Gürcistan'da çok sokak köpeği var, üstelik Gürcistan'da bisiklet çok yaygın olmadığından, yani sokak köpekleri çok bisikletli görmediklerinden dolayı olsa gerek bisikletli gördüklerinde hemen havlamaya başlıyorlar. Aslında korkulacak bir durum yok, durup siz de onlara karşı bir hareket yaptığınızda kaçıyorlar, her yerde bu böyledir. Amaçları saldırmak değil korkutmak, siz korkmadığınızı gösterdiğinizde kaçıyorlar. Tıpkı insanlar gibi.

 Dikkatimi çeken bir başka şey Gürcü kadınların büyük bir çoğunluğunun giysilerinde siyah rengin hakim olması ve Gürcü erkeklerinin çoğu olmasa bile önemli bir bölümünde sakal olması. Hiç kuşkusuz ki bunlar kültürel özellikler, tıpkı Türklerin büyük çoğunluğunun bıyıklı olması gibi.

 Gürcistan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına vize uygulamıyor, hatta pasaporta bile gerek olmadan yeni kimlik ile Gürcistan'a giriş yapabiliyorsunuz. Ancak eğer Gürcistan'dan başka bir ülkeye geçiş yapacaksanız pasaportunuz ile girmeniz daha doğru olur. Örnekle anlatmaya çalışayım; T.C. vatandaşları Gürcistan'a da Azerbaycan'a da kimlikle giriş yapabiliyorlar, Türkiye'nin hem Gürcistan ile hem de Azerbaycan ile kimlik ile giriş yapılabilmesi anlaşmaları var ama Gürcistan ile Azerbaycan arasında bu tür bir anlaşma olmadığı için Gürcistan'dan Azerbaycan'a kimlikle giriş yapamıyorsunuz.

Amacım Gürcistan'ı geçtikten sonra Azerbaycan'a geçmek oradan da İran'a geçmek, sonra Pakistan ve Pakistan'dan uçakla Tayland bölgesine geçmekti. Hem Azerbaycan sınır kapısının kapalı olduğunu öğrenmem hem de Tiflis'de bulabildiğim tek bisiklet kutusuna adam inanılmaz bir para isteyince hemen Türkiye üzerinden Tayland uçak bileti araştırmaya başladım. İstanbul aktarmalı Trabzon Bangkok bileti buldum, Lüks Karadeniz otobüs firmasından bir bilet alarak Trabzon'a doğru yola çıktım. Trabzon'da üç gece konakladıktan sonra uçakla İstanbul aktarmalı olarak Bangkok'a ulaştım.

Gürcistan bisiklet turu için yazdığım yazıların linkleri aşağıdadır, ilginizi çeken bölümü okuyabilirsiniz.

Hopa'dan Sarp Sınır Kapısına
Sarp Sınır Kapısından Batum'a
Batum
Bisikletle Batum'dan Tiflis'e
Gori şehri
Tiflis
Fabrika Hostel Tiflis

Tiflis şehri

  Tiflis şehri Kura nehrinin kenarına kurulmuş tarihi bir şehir. Güzel, temiz, insanlar saygılı, dolayısıyla gönül rahatlığıyla gezilebilecek bir şehir. Şehirde Gürcüler için en önemli şey tabii ki “Mother of Georgia” dedikleri “Kartlis Deda” heykelidir, heykelin bir elinde dostlara sunulmak üzere bir tas şarap, diğer elinde ise düşmanlara karşı kullanılmak üzere bir kılıç vardır. Heykelin olduğu yere teleferik ile çıkmak mümkün, ancak Kura nehri kıyısında bulunan “Sülfür Hamamları”nın olduğu bölgede yukarı doğru çıkan dik yokuşu tırmanmayı göze alırsanız yürüyerek de heykelin olduğu yere çıkabilirsiniz. Rampanın sonunda sizi kale kapısı karşılar, kalenin içinde rahiplerin sürekli olarak İncil okudukları bir şapel var, kaleye girmeyip sol taraftaki demir merdivenlere yönelirseniz o merdivenler sizi “Kartlis Deda” heykeline götürür.

 Sülfür hamamları ise bir kanyon içinden akan kaplıca sularının kapalı mekanlar tarafından hamam olarak kullanılmasıdır. Türkiye’de benzerlerinin pek çok olduğunu sanırım herkes bilir. Ancak bölge seyir açısından hoş bir bölge, ziyaret etmekte fayda var.

 Sülfür hamamlarının olduğu bölgedeki doğal suların aktığı küçük vadide gördüğüm köprülere asma kilit bağlama geleneğini bir çok Avrupa ülkesinden de görmüştüm, demek ki Gürcülerde de bu adet varmış. Sevgililer aşklarını bu kilide sarıp sarmalayıp kilidi bir köprüye asıp kilitliyor ve anahtarı da (Avrupa’da öyle görmüştüm) bir daha bulunmaması için nehrin içine atıyorlardı, yani aşkları sonsuza kadar kilitli kalsın diye, ama burada akan cılız bir su, anahtarı ne yapıyorlar vallahi ben de bilmiyorum.

 Sülfür hamamlarına çok yakın bir köprü üzerinde “Dry Bridge Market” denilen yaşlı Gürcülerin eski bir takım şeyler sattıkları “Bit Pazarı” diyebileceğimiz bir Pazar var, eski şeylere ilgi duyanlar için ilgi çekici olabilir.

Tiflis’in en önemli caddesi “Rustaveli Caddesi”dir, İstanbul’un Beyoğlu (İstiklal Caddesi) gibi bir cadde, bir çok kültürel etkinlik de bu caddede yapılıyor. Ben 10 yıl önce Tiflis’e gittiğinde Sovyetler döneminden kalma harabe binalar ile yeni yapılmış güzel binalar Rustaveli caddesinde yan yana idiler, şimdi o harabe binalar gitmiş hepsinin yerine mimari açıdan geleneksel ama çok güzel, modern ve yeni binalar almış.

 Bir de tabii Fabrika Hostel var, hayatımda gördüğüm en ilginç yapı. Sovyetler döneminde fabrika olarak kullanılan yapı günümüzde hostel olarak kullanılıyor, ben de burada konakladım. Hem uygun hem de temiz, ancak yapı bana çok farklı şeyler çağrıştırdı.





 

Filipinlerde ATM den para çekmek

  Kamboçya'dan Filipinler'e uçakla geçtim, Manila havaalanında indikten sonra bir ATM den kredi kartım ile para çekmeye çalıştım, ad...